imzan
hızla göçtün, özledim senisürmeli gözlerinden uzanan, bakışının hazinesi bahsim, onu özledimmünasip kaçmayan kağıdımı yak dediğin zamandayımahlatın altındayım, bir ağacın sarmalındayım, gökte imzan vargökte imzan, nice ağlayışımın yankıladığı, yağmurun sanığıyımyapraktan göğsüme uzanan, ıslaklığında huzurumu sorgulatan, imzan mıyım?
dağladığın derdim, nihayetini satırdan eksik ettiğim, şu ünlü imzan,ağlamayı bilen gözlerde yücelen, yalnız senin bilebileceğin türden o imzano yüzden dağlamışım, o gün o yüzden ağlamışım, sanki yağmurlar gibigereğinde nimeti olup sağlamışım, gereğinde buz olup ağlamışım,iyiliklerim unutulmuş, yalnız kendime saydırmışımimzan ağır kaçmış ki, belli ki güller solmuş, havalar bizim için soğumuşbir bakmışım bahar gelmiş, seni sorar olmuş, söyledim, utanma dedimbahsim kara leke, söyledim, gocunma dedim, haysiyetim kalmadı, bilesin istedimgörevimden ağlamayı sileli, uzun zaman oldu, bi’ hayli geçelibir sükût için sahi, bir bilsen ederim heder neleriböylesin dedim, söylemek istedim, söyleme dedim,söylemek iyi midir, temyizi yalnız hayvanlarda duymakbunlar yiğidin şecaati midir, bir parça ekmeği yollarda bulmakyalnız hayvanlara özge bir şiir midir, söylediklerimi anlayamamakbir sayfada sözlerine doygunluğu yormak, söylemlerde acıyı durmadan yoğurmakbunlar mıdır yalnız söylenilen hususi, belki deanlaşılan işim kasti, sözlerim uğruna değil sevgi, kin, nefret, bilinçsiz acıyadır bu ruhum fani